Sporda Hata Yapma Korkusu

“Kariyerim boyunca 9.000 den fazla şut kaçırdım. Hemen hemen 300 maç kaybettim. 26 defa maçın sonucunu etkileyecek son saniye atışını kaçırdım. Hayatım boyunca defalarca kaybettim, neden mi başarılı oldum işte bunlardan dolayı.”

Michael Jordan

Performansı engelleyen stres ya da kaygının en büyük kaynaklarından birisi hata yapma korkusudur. Bu korku genellikle performansın negatif sonuçları ile ilgilidir. Özellikle genç sporcuların yaşadığı bu durum, diğerlerinin (antrenör, takım arkadaşları, seyirciler, aile vs.) performansı hakkında ne düşünecekleri, nasıl değerlendirecekleri üzerine temellenir. Bu düşüncelerin ve değerlendirmelerin olumsuz olacağına inanılır. Bu nedenle sporcu, hata yapmamak için aşırı bir zihinsel çaba içerisine girer. Bu da sporcunun aşırı kaygı yaşamasına ve gerçek performansını göstermesine engel olur.

Spordaki korku ve kaygılarınızı anlamak zorundasınız. Çünkü bazı korkular gerçeğe uymamaktadır. Bu nedenle korkularla yüzleşmek ve durum hakkında gerçekçi bir değerlendirme yapmak önemlidir. Bundan dolayıdır ki, mantıklı/akılcı olmayan korkularınızı fark etmeniz bu durumu performansınız önünde bir engel olmaktan çıkaracaktır. Bu noktada kendinle konuşma (self-talk) zihinsel tekniği hata korkusu ile baş etmede işe yarayan tekniklerden bir tanesidir.

Aşağıda hata yapma korkusu yaşayan bir sporcu örneği bulunmaktadır:

Okan, çok özel bir yeteneğe sahip (veya o öyle düşünüyor!): İnsanların (koç, takım arkadaşları, ailesi,      izleyiciler, vs.) oyunu hakkında ne düşündüğüyle gereğinden fazla ilgili ve bu yüzden, spor yaparken, kendine bir ”zihin okuma*” yöntemi geliştirmiş. Okan, zihin okuduğu sırada, diğerlerinin kendisi hakkında ne düşündükleriyle ilgili tahminlerde bulunuyor. Aslında Okan, diğerlerinin kendisi hakkında neler düşündüklerini harfi harfine anlayabildiğini düşünüyor!

Diğerlerinin Okan hakkında düşündükleri onun spor yaparken hata yapmamak için daha dikkatli hareket etmesine yol açmaktaydı. Okan, spor yaparken bir yandan da ”Kolay bir atışı kaçırırsam koç beni takımdan keser.”, veya ”Takımımı gösterdiğim performansla hayal kırıklığına uğratırım.” gibi düşüncelerle mücadele ediyordu. Sonuç olarak, Okan’ın performansı, başarısızlık korkusu, diğerlerini hayal kırıklığına uğratma ve/veya hata yapma korkusu nedeniyle kendini serbest bırakamadığı için düşüktü.

Okan bu sorunları yaşayan tek sporcu değil. Aslında, spor psikolojisi ile uğraşırken görüyorsunuz ki hata yapmaktan kaçınmak veya kendilerini utandırmamak için aşırı çaba sarf ederek düşük performans gösteren birçok sporcu var. Onlara göre, aşırı dikkatli ve kontrollü bir oyun sergilemek, kendilerini utandırmaktan veya diğerlerini hayal kırıklığına uğramaktan çok daha önemli. Tabii ki hiç kimse utanç verici bir duruma düşmek veya koç tarafından yedeğe çekilmek istemez; fakat sürekli hata yapmamaya çalışmak bir oyuncu için, en basit deyimle, müthiş bir dikkat dağıtıcıdır. Bu şekildeki bir zihin yapısı aslında sporcunun daha kötü bir performans ortaya koymasına ve korktuğunun başına gelmesine neden olur. Yani hata yapmamak için kullandığı zihinsel strateji aslında problemin tam kendisi olmaktadır.

Sonuçta, başarısızlık korkusu sporcuların kendilerini tam olarak oyuna verememelerini ve bunun sonucunda da yeteneklerinin perdelenmesine yol açar. Yani bu bakış açısı bir performans bloğu haline gelmiştir. Bu zihin yapısı birçok sporcunun oyundan yeteri kadar keyif alamamasına ve hatta bazılarının sporu bırakmasına bile sebep olabilir.

Hata yapma korkusunun en önemli nedenlerinden birisi diğerlerinin ne düşündüğünü aşırı umursamak ”Sosyal onay” adı verilen bir olgudur. Sosyal onay, diğer insanlar tarafından kabul edilme ihtiyacıdır. Özellikle genç sporcular için yaşıtlarının onayı ve kabul görmek önemlidir. Yaşıtlarımızın saygısını kazanmak isteriz. Ayrıca, kaç yıldır sporcu olursanız olun, 5 yıl veya 35 yıl, diğerlerini hayal kırıklığına uğratma korkusu düşük performans göstermenize yol açabilir. İşte bu yüzden, sporculara başarısızlık korkusu olmadan spor yapmayı öğretmek bu kadar önemli!

Bir sporcu nasıl olurda sadece önemli olana dikkat etmeyi, başarısızlık korkusu ile sürekli zihninin bulandırmamayı öğrenebilir? Burada sorulması gereken soru; ”Kendin için mi, yoksa diğerlerinin onayını almak için mi spor yapıyorsun?” dur. Bu bazı sporcular için cevap verilmesi zor bir sorudur.  Birçoğu takımlarının, ailelerinin veya seyircinin onayını almak için spor yaptıklarını itiraf etmekte zorlanır.

Sonuç olarak eğer odaklanmak ve performansınızın en fazlasını oyuna yansıtmak istiyorsanız, diğerlerinin ne düşündüğüne dikkat etmemelisiniz. Zihin okuma ve başarısızlık korkusunun üzerinden gelmelisiniz.

* Zihin okuma: Olası başka nedenleri araştırmaya hiç gerek duymadan karşındakinin ne düşündüğünü bildiğine inanma.

Ersin Bayramkaya
Uzm. Klinik Psikolog

Kaynak:
http://www.peaksports.com/sports_psychology_blog/?p=24


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: