Sporcular için Zihinsel Antrenman Konusunda Yol Gösterici İlkeler

1. Zihinsel Antrenman, Fiziksel Antrenmanın ve Yeteneğin Yerini Alamaz: Dünyada zihinsel açıdan en yetenekli sporcuları bile düşündüğümüzde, şu ana kadar fiziksel ve teknik bir çalışma yapılmaksızın başarılı olan bir sporcu görülmemiştir. O halde gerçek şudur, son derece yetenekli bir sporcu fiziksel olarak iyi hazırlanmamış ise kendine olan güvenini kaybeder ve maçta kötü olabilecek her şeye açık hale gelir. Örneğin kolayca sakatlanabilir. Bir sporcu için en iyi ve kolay güveni kazanma yolu iyi bir şekilde maça hazırlanması ya da karşılaşacağı kişilerden daha fazla maça hazırlanmasıdır. Bu durum o kişiyi kazanma performansı konusunda motive eder.

2. Fiziksel Antrenman ve Fiziksel Yetenek Başarının Sürekli Olması İçin Yeterli Değildir: Diğer taraftan, antrenörlerin/koçların takımın en yetenekli sporcuları olarak adlandırdığı kişilerle yapılan bazı çalışmalarda görülmüştür ki, bu kişiler şimdiye kadar uluslar arası elde ettikleri bir başarı yoktur. Çünkü bu sporcular fiziksel olarak yetenekli olmalarına rağmen spor için gerekli olan zihinsel gereksinimleri kontrol etme becerilerine sahip değillerdir. Örneğin bazı sporcular odaklanmayı ve antrenman disiplinini kontrol edemezken bazıları ise yarışma sırasındaki baskıyla ve onun sebep olduğu stresi ve kaygıyla baş edemiyorlardı. Bahsedilen bu alanların her hangi birinde eksik kalmanıza rağmen, bazı durumlarda başarılı olabilirsiniz ancak bu başarı hiçbir zaman sürekli olmaz.

3. Güçlü Bir Zihin Size Madalyayı Garantileyemeyebilir. Ancak Zayıf Bir Zihin Size Madalyayı Kesin Kaybettirir: Madalya kazanmada birçok faktörün (Örn., antrenman, sağlık, finans, koçluk vs.) rol oynamasından dolayı, zihinsel açıdan güçlü bir sporcu dahi olsanız madalya kazanacağınızı önceden kesin olarak bilmek oldukça güçtür. Bu nedenle hiçbir sporcu için başarı asla kesin değildir. Diğer taraftan, sporun doğasında olan baskının altında kimin başarısız olacağını tahmin etmek hiçte zor değildir. Zayıf zihinsel becerilere sahip olan bir sporcu asla büyük yarışmaları kazanamaz.

4. Antrenörler Oyuncularının Sıklıkla Ne Düşündüklerini Bilmezler: Deneyimli antrenörlerin büyük bir çoğunluğu sporcularının oyun alanında nasıl davranış gösterdiklerine dikkat ederken, sadece çok azı sporcularının ne düşündüğüne ya da ne düşünmeleri gerektiğine önem verir, dikkat eder. Antrenörlerin çok azı, sporcularının aklından geçen ve onları rahatsız eden düşünceler hakkında yeterince bilgi sahibidir. Bu nedenle maç esnasında bir ihtiyaç olduğunda sporcularının zihinlerini bilmedikleri için bu konuda müdahale edemezler. Sonuç olarak bazı antrenörler maç öncesi sporcunun maçta hata yapmasına neden olabilecek “psikolojik faktörleri” bilirken bazıları sporcularının yarışmadan önce zihinsel durumlarının farkında bile değillerdir.

5. Düşünceler Davranışı Etkiler. Düşüncelerdeki Tutarlılık, Davranıştaki Tutarlılığa Eşittir: Basit ama güçlü bir bilgi: Spordaki tüm davranışlar, hareketler bir düşünce ile başlar. Antrenörlüğün büyük bölümü düşünceyi tutarlı ve kontrol edilebilir hale getirmek şöyle dursun, spordaki davranışları daha tutarlı ve kontrol edilebilir kılmaya odaklanır. İşte bu yüzden, sporcuların pratikteki ve yarış sırasındaki davranışları arasındaki farklılık antrenörleri şaşırtır. Onları daha çok şaşırtan ise bunun, oyuncularının düşünme şekli nedeniyle olmasıdır. Spor psikolojisinin amaçlarından biri düşünme süreçlerini anlamak ve kontrol etmek ve böylece davranışı anlamak ve kontrol etmektir.

6. Antrenörler Teknik Hataları Değiştirmekle Zihinsel Hataları Değiştirmenin Birbirine Zıt Olduğu Görüşüne Sahiptiler: Psikolojisi bilimi zihinsel hatalar üzerinde çalışılabileceği konusunda bilgiler sunmaktadır. Bu nedenle karşılaşmada zihinsel hataları tekrarladı diye bir sporcuyu başarısızlar listesine ekleyen bir antrenör görmek şaşırtıcıdır. Bunlar aynı zamanda bir sporcunun tekrar eden teknik hatası üzerinde aynı yöntemle yıllarca çalışacak olan antrenörlerdir. “Sanırım hiçbir zaman yapamayacak” diyen bir antrenöre şunları soruyoruz: “Kaç defa gerçekten zihinsel hataları değiştirmek üzerine çalıştınız?”, “Hangi eğitim yöntemlerini denediniz?”, “Sporcunuza zihinsel hataları ile ilgili nasıl geri bildirimler verirsiniz?”, “Sporcunuz tam olarak nasıl düşünmesi gerektiğini biliyor mu?”, “Bu konu üzerinde onunla konuştunuz mu?”.

7. Antrenörler Zihinsel Antrenman Sürecinde Yer Almalıdır: Spor psikolojisi alanında geçmiş zamanlarda, uzun bir antrenman sürecinden sonra, sezondan önce antrenörlerin “Şu anda her şey tamamen zihinsel. Bu noktadan sonra her şey size kalmış, spor psikologu!” dediğine defalarca şahit olunmuştur. Başarılı antrenörlerin bazılarının zihinsel antrenmanla ilgili şeylerle uğraşırken kendilerinin rahat hissettikleri alanın dışındaymış gibi olduklarını ve bir sporcunun nasıl düşündüğü ve hissettiği hakkında sorular sormaktan korktukları fark edilmiştir. Ayrıca, antrenörleri geçmişteki kendi korkularına geri gitmeye zorlayarak, fiziksel olduğu kadar zihinsel yanı da olan sporcuya koçluk etmeye alıştırmak gerekmektedir. Eğer antrenörler takımları için spor psikolojisini sağlayan temel ve ilk kişi olmazlarsa, en başarılı performans için gerekli olan tüm öğretme fırsatları ve şansları elden kaçıp gider. En kötüsü de, sporcularının zihinsel becerilerini nasıl inşa ettiğinin farkında olmayan antrenörler, sporcularının kazanmış oldukları zihinsel becerilere ters ya da yok edecek şekilde koçluk etmeye başlayabilirler. Sonuç olarak, zihinsel antrenmanın başarılı olması için antrenörlerin de bu sürece dahil olması şarttır.

8. Bazen Sporculara Zihinsel Antrenmana Zaman Ayırmaları Konusunda Baskı Yapmak Sorun Değildir: Bazı durumlarda sporcuların performansını arttırmaya yönelik zihinsel antrenman yapmalarını hatırlatmak ve bu konuda ısrarcı olmak önemlidir. Çünkü bazı durumlarda sporcular ve özellikle antrenörler son anda bu konuda talepte bulunuyorlar. Ancak bu durum bir şey yapmak için yeterli zamanı içermediğinden çok da istenilen fayda sağlanamıyor. Bu nedenle zaman zaman bunu hatırlatmak ve bu konuda baskı yapmak sporcunun performansı için faydalı olabilmektedir.

Birçok antrenör şaşırtıcı şekilde bir sporcunun “zihinsel becerilerim iyi” şeklindeki ifadelerini hemen kabul eder. Sporcunun tekniğinin “iyi” olup olmadığını sormaz isek, sporcunun bir kiriz çıkana kadar zihinsel becerileri üzerinde çalışmaktan yıllarca kaçınmasına izin vermiş oluruz. Bazı spor psikologları sporcuları başlangıçta önemini fark etmeseler de zihinsel antrenman çalışması yapma konusunda zorlarken oldukça rahat hissettiklerini belirtmişlerdir.

9. Her Beceri Gibi, Zihinsel Becerilerin Geliştirilebilmesi İçin Ölçülmesi Gerekir: Futbolda antrenörlerin pas yüzdelerini hesaplanması, basketbol koçlarının da serbest atış yüzdelerini hesaplamaları gibi zihinsel becerilerin uygulanması ölçülebilir. Dahası, değişebilmeleri için bu becerilerin ölçülmesi ŞARTTIR. Zihinsel becerileri ölçülebilecek davranışlar olarak düşünebildiği zaman, antrenörlükteki yaratıcılığın zihinsel becerileri öğretmek, değiştirmek ve en iyi şekilde kullanmak için kullanabilir.

10. Antrenörlerin de Zihinsel Becerileri Hakkında Düşünmesi Gereklidir: Birçok antrenör, sporcularına öğrettikleri becerilerin kendi antrenörlük çalışmalarında da faydalı olduğunu kolayca görebiliyor. Örneğin; antrenörlerin karşılaştıkları baskı düzeyi arttığı zaman, duyguları yönetme, uyarılmayı kontrol etme, plana göre oynama ve baskıyla başetme becerilerinin tümü onlar için de faydalıdır.

Özden Sevil,
Psikolog
Klinik Psikoloji Y.L. Öğrencisi

Ersin Bayramkaya,
Uzm. Klinik Psikolog

Kaynak:
McCann, S. (2007). USOC Sport Psychology’s “TOP TEN” Guiding Principles for Mental Training. Olympic Coach, 19, 3, 12-13pp.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: