Zonunuzu Bulun

Bütün sporlarda her şeyin mükemmel gittiği durumlar mevcuttur. Bu anlar düşüncenin kaybolduğu, hareketlerin çaba gerektirmediği ve zamanın üstüne geçildiği vakitlerdir. Csíkszentmihályi (1990) bu anı “akış (flow)” olarak simgelese de popüler anlamda sıklıkla “zonda olmak” olarak kullanılmaktadır.

Spor tarihi boyunca, zon içinde olan çok sayıda sporcular olmuştur. Bu durumun en mükemmel örneği 1992 NBA Şampiyonasında Portland Trailblazers’a karsı Michael Jordan’ın bir seride yedi tane üçlük atış yaparak ilk yarıda otuz beş puan almasıdır. Yaptığı yedi üçlük atışının akabininde gösterdiği performansından dolayı şoklar içinde kalan Jordan, ellerini havaya kaldırarak bu durumu “açıklanamaz” olarak nitelemiştir.

David Toms’da zonda veya akış içinde olma kavramlarına 2005 Accenture müsabakasında sergilediği oyunla örnek teşkil etmiştir. Hafta boyunca altı maç ve 118 oyun atisi suresince 37 birdy, iki eagle, dört bogey vurusu ile atışlarının %74’ünü isabet ettirmiştir. (…) Tom’un oyunu kendini o an içinde kaybetmek durumuna örnek olarak gösterilebilir: “Nasıl böyle olduğunu açıklayamıyorum, sadece kendimi oyunda çok rahat hissettim. Hiç bir oyunda kendimi böyle hissettim mi bilemiyorum” (LA Times, Feb 28, 2005).

Akış durumunda olmanın güzelliği sadece atletik çabalarla sinirli değildir: ressamlar, müzisyenler, yazarlar, cerrahlar, satranç uzmanları da ayni hisleri tarif etmişlerdir. Nitekim “akiş” durumuyla günlük yaşantımızda dahi karsılaşabiliriz. Kendimizi konuşma, traş olma gibi günlük işlere kaptırdığımız zamanlar gibi birçok aktivite bizlere “akış” anını yaşama fırsatını verebilir. Zonda olmayı en iyi deneyimleme fırsatına aktivitelerimizi ve yaşantımızı bu anlara göre kurgulayarak sahip oluruz.

Akış anini yasamak için eylemlerimizde ve farkindaligimizda bütünlük oluşturmamız gerekir. Zonda olma durumunun genel yaşantısı performansımızın otomatik hale gelmesidir. Her şey o kadar çaba gerektirmeyecek bir hale gelecektir ki yaptığımız işe konsantre olup olmadığımızın bile farkında olmayacağız. Lakin, konsantrasyondan sapmalar bu durumu aksatabileceği için dış faktörleri, öz eleştiriyi ve salt sonuç düşünme durumlarını bertaraf etmemiz gerekir. Bunun için ise yarayabilecek bir kaç fikir:

  • Cep telefonu veya IPod gibi dikkati dagitabilicek araçları ortadan kaldırın. Bu araçlar olmadığında eldeki işe odaklanmak daha kolaylaşır.
  • Kendinize zorluklarla beceri seviyenizi dengede tutan açık hedefler koyun. Şayet kendimize aşırı zor bir hedef tayin edersek, kaygı seviyemiz yükselecektir; buna karşın çok kolay bir hedefte de sıkılma durumu yasayacağımızdan gelişme gösteremeyeceğizdir.
  • Her yaşantıya gelişiminiz için bir fırsat olarak yaklaşın. “Her şeyi berbat ettim”, “Bir şeyi de doğru yapamıyorum” gibi öz eleştiri dolu dilden kaçının. Bunun yerine her aninizi gelişiminiz için bir meydan okuma olarak görün.

Kaynak: http://appliedsportpsych.org/resource-center/coaches/findyourzone

Melike ELBASAN,

Psikolog


Comments are disabled.

%d blogcu bunu beğendi: