Performans Nedir?

Profesyonel veya amatör olsun genel anlamda tüm sanatçılar Olimpik Oyunların görünüşünü ve ihtişamını esas itibariyle kendi işlerine benzetirler. Sonuçta alan ne olursa olsun her yerde performans, performans değil midir?  Bir sporcunun olimpik rekoru kendi sahasında, müsabaka haricinde kırmasından ziyade olimpiyatlarda kendine ayrılan yer ve zamanda kendini göstermesi ve o süre zarfında rekoru kırması önemli olandır. Ayni örnek şarkıcılar için de verilebilir. Sahne öncesi çalışmaların çok iyi gitmesi evet önemlidir; lakin sahneye çıktığı an seyircilerin karşısında kendine ayrılan o vakitte ve yerde parçasını nasıl seslendireceği önemlidir. Nitekim konferansta sunum yapan, iş görüşmesine giden, dans eden veya sınava giren öğrencide de olduğu gibi alanda profesyonel olunsun veya olunmasın performans hayatimizin her anında karsımıza çıkmaktadır.

İyi bir performansçı olmak istiyorsanız becerilerinizi nasıl sergileyeceğinizi öğrenmeniz gerekir. Bu görev de nasıl performans gösterdiğinizi bilmekten geçer. Müziğin ve şarkı söylemenin temel kurallarını öğrendikten ve belli bir beceriye sahip olduktan sonra ayni becerileri her perfomansda ayni tutarlılıkla göstereceğinizden emin olamazsınız. İzleyecileri görünce panik olan ve akabininde kaslarının gerilip şarki söylemesine ve hareket etmesine engel olan bir şarkici sizce neler yaşamaktadır? Halbuki teknik ve fiziksel bilgisi bu sanatçının gayet yerindedir…

Hepimiz yapabileceğimizin en iyisini yapmak isteriz. Hatta kimimize büyük bir potansiyelimiz olduğu dahi söylenmiş olabilir. Lakin araştırmalar bireylerin normal yasam süreçleri içerisinde % 5 ile 20 arasında potansiyellerini gerçekleştirdiklerini bulgulamıştır. Peki diğer % 80 ile 95 sizce nereye gitti? Potansiyele sahip olmak, komplike ve çok yönlü bir kavramdır. Keşfetmeyi deneyene kadar ne kadar sahip olduğunu dahi bilemediğimiz bir kavramdır. Nitekim bu potansiyel içimizde keşfedilene kadar sessiz bir şekilde kalmaktadır. Çeşitli kültürel ve sosyal güçler potansiyelimizi saklı tutabildiği gibi, bireyin kendine inanmaması ve bu potansiyeli nasıl kullanacağını bilmemesi de bu süreçte etkili olabilir.

Salt potansiyele odaklanmak çok da işlevsel değildir; lakin disiplin, yaratıcılık, direnç, istikrarlılık, cesaret ve güven gibi iyi bir performans için gerekli niteliklere odaklanmak uzun vadede daha çok isimize yarayacaktır. Çünkü performansımızın sonucunu kontrol edemeyiz; bu sonuçta çevre ve diğerleri gibi birçok etken de devreye girer. Lakin neler yapabileceğinizi bilip disiplinli bir şekilde çalışırsanız; hataları başarıya giden yaşam anları olarak görüp istikrar gösterirseniz ve kendinize bu süreçte güvenirseniz iyi bir performans için elinizden geleni yapmış olursunuz ve çıkan sonuç olumsuz da olsa sizi hayal kırıklığına uğratmaz çünkü sonuç odaklı olmak yerine süreç odaklı olmuş yani anı yasamış olursunuz. Nitekim üstün bir performans, başarısızlık korkusundan ziyade güvenli ve optimist (iyimser) bir tavrı; karmaşık bir zihin yerine zihinsel sakinliği ve ileri seviyede konsantrasyonu; güçsüzlük hissi yerine kontrolün farkındalığını; kontrol edilemeyen bir gerilimin yerine çeşitli tekniklerle öğrenilmiş fiziksel rahatlamayı ve vücudumuzun ve ayni zamanda etrafımızdakilerin olağan üstü farkındalığını kapsamaktadır.

Bir sanatçı, öğrenci ve sporcu olarak böyle bir sonucu arzulamaz mıydınız? Böyle bir yaşantıdan fazlasıyla memnun kalmaz mıydınız?


ELIT PERFORMANSCILARIN OZELLİKLERİ

Şayet araştırmaların da belirttiği gibi performansın zihinsel kısmı başari için bu kadar elzemse o vakit kendi ideal performans durumunuzun neleri içereceğini belirlemek de sizin elinizdedir. Elit performansçılar da kendilerinin ideal performans durumlarını, bilinçli veya bilinçsiz olsun, fark eden ve o özellikleri çeşitli tekniklerle muhafaza eden kişilerdir.

Araştırmalar gösteriyor ki üstün performans gösteren kişilerin belirli karakterteristik özellikleri bulunmaktadır:

·    Korkusuzluk hissi

·    Performans süresince kaygı ve uyarılmayı düzenleyebilme yetisi

·    Performans suresince pozitif düşünce ve imgeleri muhafaza etme

·    Yüksek seviyede öz güven

·    Uzun sure konsantrasyonu koruyabilme becerisi

·    Başarma azmi

·    Disiplinize edilmiş düşünce

·    Performansı kontrol altına alabilme yetisi

Bu özellikler içerisinde sizin de dikkat edebileceğiniz üzere performans sırasında negatif hiç bir düşünceye yer yoktur. Nitekim olumsuz bir tavır ve düşünme şekli vücutta gerilim yaratarak konsantrasyonun bozulmasına ve kişinin başaracağına dair kendine güvenini yitirmesine neden olacaktır. Negatif düşünce ikliminin yerine arzu edilen fiziksel ve teknik reaksiyonların gösterilmesini sağlayacak psikolojik ve duygusal bir atmosfer yaratılması gerekmektedir. Böyle bir atmosferi yaratmak da düşünce süreçlerinizi fark etmekten geçmektedir.

Kaynak:

Wilson, G. D. (2002). Psychology for Performing Artist, Whurr Publishers.

Sheard, M. (2010). Mental Toughness, Routledge- Taylor & Fransic Group.

Melike Elbasan,

Psikolog

About these ads

Yorumlar devredışı edildi.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: